Malesef yeni keşfettiğim bir bilimsel belgesel içerisinde izlemiş ve şaşkınlığa uğramış bir Türk olarak üzgünlükle bu makaleyi yazıyorum. Yaklaşık 2010 yılından beri olmasından korktuğum bir senaryo ne yazık ki çoktan gerçekleşmiş ve ülkelerin oyuncağı haline gelmiş. Geciktik ve milli duygularla bunun için üzgünüm.

İsrail – Amerika ortaklığı ile ilk örneği geliştirilen yazılım İran devletine karşı kullanılmış ve başarı ile sonuç almıştır – (1990-2009 Siber Savaşları)

Konumuz İnsansız Akıl Çalışmaları

Nedir bu insansız akıl çalışmaları dersek, bir önceki makalemde yıllar sonra bu tarz fikirlerimi kaleme almıştım. O makaleyi yazdıktan haftalar sonra bu makaleyi yazıyorum. İlgili makale için tıklayın, insansız akıl nedir kısaca ön bilgi alın.

Bugün gelinen nokta nedir?

İnsansız akıllar hayatımızın her yerine çoktan yerleştirilmiş durumdadır.

Bu teknoloji bize nasıl zarar verebilir?

Herhangi bir savaş veya siyasi gerginlik durumunda düşmanlarımızın tek emriyle su, elektrik, doğalgaz, tıbbi ekipman, endüstriyel fabrika, gıda üretimi ve iletişim alanlarındaki her türden elektronik cihazın bizim kontrolümüz dışında kapanması veya tükenmesi durumudur.

Nasıl mı?

  • Tek tıkla, tüm Türkiye’nin (hatta tüm dünyanın) cep telefonlarındaki görseller toplanabilir,
  • Tek tıkla, tüm su dağıtım sistemimiz çökertilebilir,
  • Tek tıkla, tüm elektrik sistemimiz çökebilir, bir daha hiç açılmayabilir,
  • Tek tıkla, endüstriyel makinalarımızın tümü bozularak 5-10 yıl geri gidilebilir,
  • Tek tıkla, tıbbi cihazlar iflas edebilir, haftalık yüzbinlerce insan ölebilir,
  • Tek tıkla, havadaki uçağımız düşebilir…

Evet. Malesef hepsi mümkün ve şuan altyapısı hazırlanmış durumda dünyanın neredeyse tüm yahudi-hiristiyan karşıtı ülkelerde uykuda bekliyor.

Yaşanmış bir olayın bizzat anlatımı aşağıda paylaştığım bilim belgeselinde anlatılmış. Burada kaos ortamı yaratıp karmaşaya sebep olmak değil amacım. Bu filim bile belki bizi uyutmak için organize edilmiş ve olmuş olayları “biz yaptık dikkatli olun” edasıyla çekilmiş olabilir. Odak noktamız ne olmuş, ne oluyor değil. Olmamalı. Olay ne? Olay, müslüman düşmanlarının artık bu teoremin peşinde koştuğu, savaşın boyutunun artık değiştiğidir.

Örnekle son kez kritik durumu vurgulayalım. Millet olarak kodlamada çok yetenekli bir gençliğimiz mevcut. Zihinleri kodlamada çok ileri seviyelerde işler  yapmaya uygun bir nesil var elimizde ve bunun kıymetini bilmiyoruz. Yurt dışı ise bu gençliğiyle övünmek için filim çekiyor, doğru veya yanlan bu olan olaylarla ilgili bilinç altımıza “bizim ülkemizin 18 yaşındaki kodcu genci İran Hükümeti’nin Uranyum Fabrikasını yıkabiliyor!” diyor. Burada kritik olan bunun artık gerçek anlamda tüm altyapısı ile beraber MÜMKÜN olmasıdır.

Henüz bir vukuat olmamış olsa da, henüz bir işaret almış sezmiş olmasak da, henüz başımıza gelen bu bela kendini göstermemiş olsa da, “su uyur düşman uyumaz” sözünün bir fiil başımızda olduğunu değiştirmez.

Bu virüs ülkemizde de bulunmaktadır ve büyük ihtimal kapalı sistemlere dahi bulaşmış vaziyette ilgili senaryoyu beklemektedir.

Bu teknoloji israilin ve amerikanın peşinde koştuğu, hatta belki artık at koşturduğu birincil önemli silah sanayisidir. Savunma sanayisidir. Sanayi diyorum fakat iş yazılım işidir.

 

İlgili Belgesel

Türkçe Dubjal: https://www.filmizlevip.org/sifir-saldirisi-izle-turkce-dublaj/

Türkçe Altyazı: